 Çumra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen İlköğretim Okulları Arası Bilgi Yarışması sonuçlandı. Belediye Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen yarışmaya izleyici olarak İlçe Kaymakamı Adem Yazıcı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Tahsin Güneş, şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Çumra’da, 39 okulun katıldığı yarışmanın finalinde Şehit Koçak İlköğretim Okulu, Merkez Atatürk İlköğretim Okulu, Saliha Onbaşı İlköğretim Okulu, Hürriyet İlköğretim Okulu, Yenisu İlköğretim Okulu ve İçeriçumra İlköğretim okulu olmak üzere 6 okul yarıştı. Yapılan yarışmada, 140 puan alan Saliha Onbaşı İlköğretim Okulu birinci, 130 puan alan Hürriyet İlköğretim Okulu ikinci, 120 puan alan Merkez Atatürk İlköğretim okulu üçüncü oldu. Yarışma sonunda yarışmaya katılan öğrencileri tebrik eden Çumra Kaymakamı Adem Yazıcı, “Bu yarışmada öğrencilerimizin kazanması veya kaybetmesi önemli değil. Önemli olan yarışmaya katılarak özgüvenleri kazanmalarıdır. Bu tür eğitimsel faaletlede öğrencilerimiz aydınlık geleceğe imza atacaklardır. Ayrıca bilgi yarışmasını düzenleyen ilçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ve öğrencilerimizi bu yarışmaya hazırlayan okul müdürlerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ederim” dedi. Yarışmada dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler verildi. |
|
Konya ili genelinde yapılan tekvando müsabakalarında birinci olan öğrenciler İş Bankası Çumra Şube Müdürü Kemal Can tarafından ödüllendirildi.
Milli Eğitim Bakanlığı faaliyet programında yer alan İlköğretim Okulları yıldızlar tekvando müsabakalarında birinci olan Çumralı sporculardan Elif Keni, Küpra Türker ve Sadettin Tosun’a İş Bankası Çumra Şube Müdürü Kemal Can tarafından hediye verildi.
Birinci olan öğrencilere küçükte olsa bir hediye verdiklerini ifade eden Can,"Malatya’da yapılacak olan ve Türkiye’nin her yerinden il birincilerinin katılacağı müsabakalarda da öğrencilerimizden derece bekliyoruz. İş Bankası olarak öğrencilerin yanında olmaya devam edeceğiz. İleriki günlerde yapılacak olan turnuvalarda da derece alan sporculara hediyeler vermeye devam edeceğiz." dedi.
|
|
 Çumra ilçesinde Trafik Haftası etkinlikleri çerçevesinde Çumra Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği tarafından ilçede görev yapan belediye otobüs sürücülerine seminer verildi. Seminerde, büyük araç kullanımı, trafik işaretleri ve sürücülerin nelere dikkat etmesi gerektiği konuları hakkında bilgi verildi. Otobüslerin, otomobile göre on kat daha fazla can taşıdıkları ve bu yüzden sürücülerin daha fazla dikkatli olması gerektiği vurgulandı. Otobüslerin karışmış olduğu trafik kazalarından örneklerinde yer aldığı seminerde en fazla okul öğrencisi taşıyan otobüslerde çalışan sürücülerin, bir kazaya sebebiyet vermemeleri için duruş ve kalkış esnalarında nelere dikkat edileceği hususlar hatırlatıldı. Çumra ilçesinin kuruluşu itibariyle çok fazla cadde ve sokağa sahip olduğu belirtilen seminerde, caddelerle sokakların birleştiği noktalarda sürücülerin, bisiklet sürücüleri ve yayalara daha fazla dikkat etmeleri istendi. |
|
 Konya Sağlık İl Müdürlüğü, Hasta Hakları Birimi’nde çalışan personele teşekkür belgesi verdi. Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci, makamında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, son yıllarda Hasta Hakları uygulamalarının hastanelerde profesyonelce yürütüldüğünü söyledi. Sağlık Dönüşüm Programı kapsamında hastanelerde hasta hakları birimleri kurulduğunu ve bu birimlerde eğitimli kişilerin görev yapmaya başladığını belirten Küçükkendirci, ‘’Hastalarla sağlık personeli arasında oluşan sorunlarda önemli bir çözüm işlevini üstlenen Hasta Hakları çalışanlarında motivasyonunun yüksek tutulması için, kendilerine teşekkür belgesi veriyoruz’’ dedi. Küçükkendirci, ‘’Konya’da başarılı bir şekilde yürüyen Hasta Hakları çalışmaları her geçen gün kurumsallaşıyor. Böylece sağlık personeli-hasta arasında yaşanan ilişkilerin istenen düzeye gelmesinde önemli mesafe alınıyor’’ diye konuştu. Sağlık Müdürlüğünce belirlenen kriterleri yerine getiren Hasta Hakları Kurul Başkanları ile birim sorumlularına teşekkür eden Küçükkendirci, programa katılan Hasta Hakları Birimi yetkililerinden karşılaşılan sorunlarla ilgili de bilgi aldı. Programın sonunda Küçükkendirci, Hasta Hakları Kurul Başkanları ile birim sorumlularına teşekkür belgelerini verdi. |
|
 Çumra Ziraat Odası Meclis Kurulu Ali Cebeci başkanlığında toplanarak çiftçilerin gündemde olan sorunlarıyla ilgili görüştü. Toplantıda konuşma yapan Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş, bütün köy ve kasabalardaki çiftçilerle görüştüğünü belirterek, ortak sorun olan çiftçi borçlarına karşı yapılandırma istediklerini ifade etti. Akbaş,”Bir çok çiftçinin kuyuları elektrik borcundan dolayı çalışamaz durumda. Bundan dolayı çiftçilerimiz ürünleri sulayamıyorlar ve borçlarını ödeyemiyorlar. Bunlara yapılandırma istiyoruz. Çiftçilerimiz kaçak kuyuları ihtiyaçları oldukları için kullanıyor. Türkiye’de 27 bin kaçak kuyu olmasa tarım üretimi düşer. Eğer ki Göksu ve Kızılırmak Konya ovasını beslemeye başlarsa, Konya bölgesinde kaçak kuyu kullanan kalmayacaktır. Bu her bölge için aynıdır. ” dedi. Sözleşmeli olarak pancar, patates ve fasulye eken çiftçilerin gübre, mazot ve elektrik fiyatlarının zamlanmasından dolayı mağdur duruma düştüklerini kaydeden Akbaş, “Çiftçilerimiz maliyetinin altına ürünlerini satmak zorunda kalmışlardır. Tarım ve Enerji bakanlığının bu fiyat artışlarını göz önüne alarak taban fiyatlarını ayarlamasını istiyoruz.” dedi. Çiftçilik ve tarımın birbirinden etkilendiğini ifade eden Akbaş, besicilikle uğraşan çiftçilerimiz etin kilosunu 8 Ytl’den satıyor fakat bu market ve kasaplarda 16 Ytl’den satılıyor. Besicilikle uğraşan çiftçilerimiz yemin torbasını 32Ytl alıyor ve maliyetine besicilik yapıyorlar.”dedi. Destekleme olarak çiftçilere sadece bir depo mazot parası verildiğini ifade eden Akbaş, “biz destekleme istemiyoruz biz elektrik, gübre ve mazota ne kadar zam geliyorsa mahsulümüze o kadar zam istiyoruz. Mahsullerimizin değerini istiyoruz.” dedi. Konya çiftçilerinin Pankobirlik Başkanı Recep Konuk’un verdiği desteklerle ayakta durabildiğini açıklayan Akbaş, Pankobirlik’in verdiği gübre, mazot ve avans desteği olmasa Konya çiftçisinin yüzde yetmişi tarlasını ekemez duruma gelir. Şu anda fasulye ve pancarını ekemeyen, ekinini sulayamayan, gübresini alamayan bir çok çiftçimiz var. Hepside Pankobirlik’ten gelecek mazot fişlerini bekliyor. Çifçilerin kara gün dostu olan Konuk’tan mazot fişlerinin bir an önce dağıtılmasını istiyorum.” dedi. Yapılan meclis toplantısı sonunda tarım işçilerinin fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre 2500 metrekare pancar çaba bedeli 105 Ytl, günlük pancar çapa bedeli 18 Ytl ve günlük fasulye yolum bedeli ise 20 Ytl olarak belirlendi. |
|
 Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, “Yeni tarım politikaları belirlenirken eski şartlar devam ediyormuş gibi davranılırsa yarın üstesinden gelinemeyecek sorunları göğüslenmek zorunda kalabiliriz” dedi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), “Türkiye’de Tarım ve Gıda: Gelişmeler, Politikalar, Öneriler” başlıklı raporunu, İstanbul Ceylan Intercontinental Oteli’nde düzenlediği bir seminer ile kamuoyuna sundu. Seminerde konuşan Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, raporu önemsemekle birlikte birçok noktasına a itiraz ettiklerini ifade etti. Pankobirlik ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin de başkanlık görevini yürüttüğünü hatırlatan Konuk, “Dünya ve ülkemiz makro ekonomik verileri, tarımsal ürünler arası etkileşimler, geleceğe dair tarımsal politika tercihleri” gibi hususların da raporda yer alması gerektiğini ifade etti. “Raporda yürürlükteki mevzuat, pancar şekeri ve NBŞ sektörü kısıtlı bazı açılardan sorgulanmış, karşılaştırmalarda da maalesef eşitler karşılaştırılmamıştır; dolayısıyla pancar şekeri sektörü tüm yönleriyle değerlendirilememiştir” diyen Konuk raporda katılmadıkları hususları şöyle sıraladı: “Raporda Kamış şekeri üreticisi ülkelerle, pancar şekeri üreticisi ülkeler birlikte karşılaştırılmıştır. Yani farklı sıkletlerdeki boksörler dövüştürülmüştür.
Rapor makro anlamda önerilere yer vermektense, kuru madde, üretim kotası/satış kotası, yüzde 10 kota limiti gibi bazı hususlara takılmış, buralarda sıkışıp kalmıştır. Şeker borsa fiyatları ile iç fiyatlar arasında bir ilişki kurulmaya çalışılmaktadır. Dünya şeker üretiminin yüzde 77,8’i şeker kamışından, yüzde 22,2’si şeker pancarından üretilmektedir. Borsa fiyatlarının; kamış şekeri fiyatlarının üstünlüğü ve etki alanında oluştuğu, ülkemizin ise pancar şekeri üreticisi olduğu gerçeği raporun bu bölümünde unutulmuş gibi görünmektedir. Türkiye’de tüketici pancar şekerini pahalı tüketmemekte, aksine nişasta bazlı şekeri pahalı tüketmektedir. Raporda, Türkiye tatlandırıcı piyasasında yüzde 10 paya sahip duruma gelmiş olan sentetik tatlandırıcı olgusu ve bunun gelecekte oluşturacağı tehditler de maalesef göz ardı edilmiştir. Kamuya ait pancar şekeri fabrikalarının stokla çalıştıkları ifade edilen rapor, toplam stok üzerinden değerlendirme yaptığından yanıltıcı olmaktadır. Raporda, kendine yeterliği sağlamak için AB’den daha yüksek bir koruma ile sektörün korunduğu ifade edilmektedir. Hâlbuki AB’de beyaz şeker ithalatında 419 Euro/ton sabit vergi uygulanmakta, eğer bu da yeterli olmazsa özel koruma önlemi adı altında ve dış fiyatı iç fiyata eşitleyen ek bir vergi uygulanmaktadır. Yani iç piyasa hiçbir riske meydan vermeyecek şekilde korunmaktadır.” Şeker sektörünün sorunlarına da değinen Recep Konuk, sektörün hammaddesi ve şeker maliyetinin yüzde 60-65’ini oluşturan pancar üretiminde mazot, gübre, tohum, elektrik, sulama gibi girdilerin çiftçilerimiz tarafından karşılaştırma yapılan ülke üreticilerine göre 2,5-3 kat gibi fazla bedel ödenerek kullanılabildiğini belirterek, bazı zorunluluklar nedeniyle rantabl olmadığını bile bile şeker fabrikası kurulan bölgelerdeki toprak yapısı nedeniyle polar oranının düşük olduğunu ifade etti. Konuk, özellikle kamu şeker fabrikalarının yenileme yatırımlarını yapamadıkları için kapasite kullanım oranlarının ve verimliliklerinin düşük olduğuna dikkat çekerek, birim alanda verimi arttırmak için, toprak ve tohum ıslahı, sulama, ileri tarım teknik ve teknoloji yatırımlarının yapılamadığını söyledi. Konuk şöyle devam etti: “Tarımsal ürün maliyetinde kar ve emek karşılığı olmamasına rağmen, tarım arazilerimizin, bölünmüşlüğü nedeniyle optimum işletme büyüklüğüne sahip olmamalarının işletme maliyetlerini yükselttiği gerçeğini de ihmal edersek, tüm bu eksikliklerin suçunu pahalı üretiyor diyerek çiftçiye yüklersek suçluyu bulmuş ve üretmeyerek ithal edelim diyerek çözümü de keşfetmiş oluruz.” Konuk raporda, “AB’de toplam bütçenin yüzde 38’inin, bizde ise yüzde 2,48’inin tarıma ayrıldığı, Çiftçi başına tarımsal desteğin, AB ülkelerinde bin 670 euro iken ülkemizde 142 euro olduğu, AB ve ABD’de tarımsal girdilere uygulanan KDV oranı standart oranın üçte biri iken bizdeki oranın lüks tüketime uygulanan standart KDV oranıyla aynı olduğu, 2,4 milyon ton şeker tüketimimize rağmen kota fazlası veya kayıt dışı nbş üretimi, kaçak şeker girişi, ihtiyacın üzerinde kimyasal tatlandırıcı ithalatı gibi nedenlerle 1,7 milyon ton şeker üretebildiğimizi, bununda şeker fabrikalarımızın yaklaşık yüzde 50 atıl kapasite ile çalışmasına neden olduğunu, kapasite kullanımının düşüklüğü nedeniyle de maliyetlerin yükseldiği, Pancar şekerinin ülke ekonomilerine sağladığı yüksek katma değer nedeniyle tercih edildiği, bu tercih sebebiyle AB’de nbş üretiminde ortalama yüzde 2-3’lük kota uygulanırken ülkemizde bu oranın yüzde 10 olduğu, Günümüzde çok tartışılan biyoyakıtların gıda güvenliğini tehdit ettiği iddiasına rağmen rakamların şeker bazlı biyoyakıtlar açısından bu iddiayı doğrulamadığı, nitekim dünya şeker stoklarının 2003/04 üretim yılında 67.787,2 ton iken 2006/07 yılında 74.745,6 ton olduğu, büyük miktarlarda biyo yakıt üretimine rağmen dünya şeker fiyatlarının artmadığı, Sera gazlarının etkisini azaltmada dolayısıyla da iklim değişikliği ile mücadelede şeker pancarı tarımının etkili olduğu, ülkemizin ileride uygulamak zorunda kalacağı çevre standartları açısından da şeker pancarı tarımının en düşük maliyetli önlem olacağı” gibi hususların gözden kaçırıldığını ifade etti. “Şekeri, dolayısıyla şeker pancarını üretmediğiniz zaman, hangi alternatif ürünü ya da pancardan ekmeğini çıkaran insanlara şehirlerin varoşlarında işportacılık dışında hangi mesleği önereceksiniz?” diye soran Konya Şeker Yönetim kurulu Başkanı Konuk, “Şeker pancarı tarımı sayesinde gelişen veya varlığını sürdüren hayvancılığı nasıl devam ettireceksiniz? Tarımdan ve üretimden koparacağımız, ‘ne iş olsa yaparım’ demek dışında kısa vadede bir vasıf kazandıramayacağımız insanları nasıl mutlu edeceğiz? Bu ve buna benzer yüzlerce soruya cevap bulmamız gerekiyor. Özelde şeker pancarı, genelde tüm tarım ürünleri için pahalı üretiyorsak üretmeyelim mantığıyla hareket edersek neleri kaybedeceğimizi ve hangi riskleri göze almamız gerekeceğini de iyi hesaplamamız gerekir” şeklinde konuştu.“Tarımsal üretime ve tarım sektörüne birkaç yıl hatta birkaç ay önceki bakış açısıyla bakabilir miyiz?” ve “Gıdada, tarımsal ürün piyasalarında son zamanlarda değişen dengeler yok mu?” diye sorulması gerektiğini ifade eden Konuk, Türkiye’nin kendi yetiştirebileceği onlarca kalem tarım ürününü ucuz tüketmek için ithal eder hale geldiğini söyledi. Konuk, “Evet, pahalı ürettik. Çünkü birim alanda üretimi arttıracak yatırımları yapamadık ve tedbirleri alamadık. Tarımdaki istihdamı gelişmiş ülkeler düzeyine çekemedik. Çünkü sanayileşme ve hizmetler sektöründe hızlı mesafe alamadık, tarım nüfusuna alternatif istihdam alanları yaratamadık. Bunlar eksikliklerimizdir. Bunlar mutlaka değerlendirilir. Ancak bugün için karşı karşıya olduğumuz sorun gıda fiyatlarından daha büyük bir sorundur. Gıda güvenliği” dedi. Son dönemde tarımsal ürün piyasalarında dengelerin değiştiğini ifade eden Recep Konuk, yeni dengelerin ekonomimiz ve piyasalar üzerinde yaratacağı zararları kısa vadede tolere edecek tedbirlerin olmadığını ifade etti. “Bu nedenle tarım politikaları belirlenirken artık eski ezberlerimizi değiştirmemizi gerektiren yeni şartlar oluşmaktadır” diyen Konuk, yeni tarım politikaları belirlenirken eski şartlar devam ediyormuş gibi davranılırsa yarın üstesinden gelinemeyecek sorunların göğüslenmek zorunda kalınabileceğini ifade etti. Ucuz tüketim için üretim esaslı, gıda ve tarımsal ürün arz güvenliğini ihmal etmeyen bir bakış açısına ve politikalara, yeterince ve ucuz üretmemizi sağlayacak yatırımlara ihtiyaç olduğunu ifade eden Konuk, “Yeni bir strateji oluşturmaya ihtiyacımız var. Ve bu stratejiyi de ab tarım politikaları ve tam üyelik durumunda etki analizleri ile sınırlı çalışmalarla belirleyemeyiz. Çok yönlü politikalara ihtiyacımız var. Türkiye, ithalat seçeneği ve tarımdan koparılıp varoşlara yığılan geniş halk kitlelerine belediyeler eliyle yardım yapmak dışında başka çözümleri de tartışmak ve yeni politikalar üretmek zorunda. Son olarak ifade etmek istiyorum ki; bu oturumun konusu olan şeker de pahalı ürettiğimiz tespitine katılmamamıza rağmen bugün için bu tespitin doğru olduğunu kabul etsek bile bu yarınlarda da pahalı üreteceğiz anlamına gelmez. Ancak üretimden vazgeçersek pahalı tüketeceğimiz kesindir” diye konuştu.
|
|
 23 Nisan etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen iller arası tekvando şampiyonası 3-4 mayıs tarihleri arasında yapıldı. 11 ilden 14 kulübün katıldığı turnuvaya miniklerde 145 erkek 80 kız, yıldızlarda 69 erkek ve 43 kız katıldı. Çok çekişmeli geçen maçlar sonucunda Çatalhüyük Çumra Belediye Spor Kulübü Tekvando Takımı’ndan 12 tekvandocu dereceye girdi. Dereceye giren tekvandocuların isimleri şöyle: 27 Kg’da Sumeyya Ardıç üçüncü, 30 Kg’da Eda Keni ikinci, 33 Kg’da Mevlüt Konar ikinci, 36 Kg’da Mücahit Yaşar üçüncü, 45 Kg’da Merve Olgun ikinci, 33 Kg’da Elif Keni ikinci, yıldızlar 37 Kg’da Samet Aktaş ikinci, 33 Kg’da Ayşegül Aktaş üçüncü, 44 Kg’da Sefa Kopacak birinci, 44 Kg’da Büşra Göktürk ikinci, 59 Kg’da Büşranur Taşcan birinci, 59 Kg’da Betül Demirci ikinci oldu. |
|
|