14° Parçalı bulutlu
  • EURO 6.35
  • DOLAR 5.74

“12 Eylül gururumuzun yanı sıra anneliğimizi de çaldı”

Genel - 11 Eylül 2019 12:15 A A

ANKARA (AA) – TANJU ÖZKAYA – Demokrasi tarihinin kara lekelerinden 12 Eylül 1980 darbesinin antidemokratik uygulamalarına maruz kalanlar, aradan geçen 39 yıla rağmen yaşadıklarını unutamıyor.

Darbecilerin işkence ve kötü muamelesinin izlerini bedenlerinin yanı sıra ruhlarında da taşıyan 12 Eylül mağdurlarından, sanatçı Hülya Avşar'ın kuzeni Yüksel Avşar, Mamak Askeri Cezaevinde tutuklu kaldığı süre boyunca yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

O dönem bir kurumda yöneticilik yaparken, aynı zamanda doktora öğrencisi olduğunu belirten Avşar, bu sırada yazar Kemal Burkay'ın çıkarttığı Özgürlük Yolu dergisinin etkinliklerine katıldığını ifade etti.

Darbenin hemen ardından yakalandığını kaydeden Avşar, 45 gün gözaltında kaldıktan sonra hiçbir gerekçe sunulmadan cezaevine gönderildiğini, burada tutulduğu hücrede işkence ve kötü muamele gördüğünü, tutukluluğu üzerinden bir yıl geçtikten sonra hakkında takipsizlik kararı verildiğini aktardı.

Yaşadıklarını unutabilmek için hayatında birçok değişikliğe gittiğine işaret eden Avşar, bütün çabasına ve aradan geçen yıllara rağmen kendisine yapılan işkenceler ile aynı koğuşta kaldığı arkadaşlarına uygulanan kötü muameleyi bir türlü unutamadığını dile getirdi.

Avşar, 12 Eylül'ün toplumun bütün kesimlerini mağdur ettiğini ancak gözaltına alınan ya da tutuklanan kadınlara yaşatılanları bugün bile tam olarak anlatmanın mümkün olmadığını vurguladı.

– Neden tutuklandığını hala bilmiyor

İnsanlık onuruyla bağdaşmayan, kadınlık gururunu inciten her türlü davranışla karşılaştıklarına dikkati çeken Avşar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cezaevindeki kadınların tamamı suçsuzdu. Zira birçoğu benim gibi işkence cenderesinden geçirildikten sonra yargılama gereği duyulmadan serbest bırakıldı. Bir kısmı da mahkeme aşamasında beraat etti. Cezaevinden çıktığımızda hiçbirimiz eskisi gibi olamadık. Yaşama dair umutlarımız, ideallerimiz zorbaca elimizden alınmıştı. Çıkanlar, yaşamının yarısını o cezaevinde bırakarak hayatına kaldığı yerden devam etmek zorunda kaldı. Çünkü onların yaşamlarına, duygularına, evliliğine, çocuğuna el konuldu. İşimi kaybetmiştim. Büyük hevesle başladığım doktorama da devam edemedim. Esasında 12 Eylül, kadınlar için bir cendere, işkencenin bir başka adıydı. Aradan geçen zamana rağmen beni neden aldıklarını hala bilmiyorum. Anlayacağınız 'pardon' gibi bir şey oldu."

Avşar, cezaevinde kadınlar üzerinde yürütülen yıldırma politikalarının tarihte bir başka örneğinin olmadığına inandığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Maruz kaldığı işkence nedeniyle annelik yeteneğini kaybeden arkadaşlarımız oldu. Annelik gibi kutsal ve tarifsiz bir duyguyu ömür boyu yaşayamayacak kadınların bu durumu, darbecilerin kirli uygulamalarının sonucudur. Dünyanın hangi hazinesi bir kadına annelik duygusunu yaşatabilir? 12 Eylül, ailesini kaybedenler kadar hiçbir zaman aile olmayacak kadınların mağduriyetinin de adıdır. 12 Eylül, gururumuzun yanı sıra anneliğimizi de çaldı. Suçu varsa bir insanın, yargılar sonra da cezasını verirsiniz. Oysa ki yargısız infazlar, işkenceler, aşağılamalar o günün rutini olmuştu."

– "İşkencecimle karşı karşıyaydım"

Kadınlara nedenini bilmedikleri bir bedel ödetildiğine değinen Avşar, buna sebep olanları hiçbir zaman affetmeyeceğini bildirdi.

Avşar, cezaevinden çıktıktan sonra polis tarafından takip edildiğini, dışarıda olması nedeniyle fiziki işkence yapamayan darbecilerin bu şekilde kendisine psikolojik şiddet uyguladıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Cezaevinde yaşadıklarımın etkisiyle uzun süre bunalımda kaldım. Yaşadıklarımı elbette unutmak istiyorum ama unutamıyorum. Dışarı çıktıktan sonra sokakta yürürken sürekli arkama bakardım. Kapı her çaldığında beni 'almaya geldiler' endişesi sarardı. Diğer arkadaşlarımızın hepsi de aynı şeyi yaşıyor. Hayatımızın bir kısmını bırakıp çıktığımız cezaevinden, payımıza korku ve endişeler düşmüştü. Yıllar sonra Ulus semtinde alışveriş yaptığım sırada cezaevinde bana işkence yapanlardan biriyle karşılaştım. Kanım dondu. İşkencecimle karşı karşıyaydım. O da beni tanıdı, birden donup kaldı çünkü. Tuhaf bir duyguydu."

Demokrasiye yönelik her türlü antidemokratik girişime karşı olduğunun altını çizen Avşar, 12 Eylül ve benzeri süreçlere karşı daha fazla demokrasi ile mücadele edilebileceğini sözlerine ekledi.

Genel - 12:15 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

EN ÇOK OKUNANLAR

  • 01
    ÇUMRA’DAN KONYA’YA KÜLTÜR GEZİSİ
    Çumra Belediyesi’nin 2014 yılında başlattığı “40 Kardeş Eğitim ve Kültür Gezileri” devam ediyor. Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Çumra Belediye Başkanı Dr.Mehmet Oğuz, gençlere yönelik projeleri olduğunu anlattı. Oğuz, “Bu projelerimizden biri de lise düzeyi ve 12. lifeproof iphone 7 phone cases sınıf öğrencilerini öncelikli olarak kapsayan 40 Kardeş Eğitim ve Kültür Gezileriydi. iphone 7 […]
  • 02
    Sağlık Bakan Yardımcısı Öğütken:
    KONYA (AA) – Sağlık Bakan Yardımcısı Ahmet Baha Öğütken, organ bağışının yetersiz olması nedeniyle her yıl yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Ögütken, Konya Şeker Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Torku) çalışanlarının organ bağışına vermiş olduğu katkı dolayısıyla düzenlenen ödül töreninde, Türkiye’de organ nakli çalışmalarının verimliliğini arttırmak amacıyla 2000’li yılların başlarında bakanlığın koordinasyonu ve […]
  • 03
    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba:“YEMEDİĞİM BİR ETİ BAŞKASINA YEDİRMEM”
    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Bakanlık tarafından Avrupa’dan ithal edilen etin helal olmadığı yönündeki tartışmalara, “Ben yemediğim bir eti başkasına yedirmem” diye cevap verdi.  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Bakanlık tarafından Avrupa’dan ithal edilen etin helal olmadığı yönündeki tartışmalara, “Ben yemediğim bir eti başkasına yedirmem” diye cevap verdi.  “Bizim […]
  • 04
    Spor Toto Süper Lig
    Spor Toto Süper Lig’in 22.
  • 05
    Konya-Antalya yolunda ulaşıma kar engeli
    İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan en kısa yol konumundaki Konya-Antalya yolunda akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sonrası ulaşım güçlükle sağlanabildi.