Parçalı bulutlu
  • EURO 6.09
  • DOLAR 5.35

Yunus Emre'nin bilinmeyen 15 şiiri ortaya çıktı

Genel - 12 Ekim 2018 12:15 A A

KIRŞEHİR (AA) – ABDULLAH YILDIZ – Anadolu'da 13. yüzyılda yaşayan Türk tasavvuf edebiyatının önemli ismi Yunus Emre'nin bilinmeyen ve çoğunda, "ilahi aşk"ın işlendiği 15 şiiri ortaya çıkarıldı.

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçu, Türk Dil Kurumu'nun desteğiyle Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nin düzenlediği Uluslararası Yunus Emre ve Anadolu'da Türk Yazı Dilinin Gelişimi Sempozyumu'nda "Yunus Emre'nin daha önce yayınlanmamış şiirleri" adlı bildiri sundu.

Türkiye ve dünyanın farklı üniversitelerinden 100'e yakın bilim insanının katıldığı sempozyumda Yunus Emre'nin bilinmeyen şiirleri ele alındı. Bildiriyi sunan Tavukçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıldır Yunus Emre ile ilgili araştırmalar yaptığını, onun yaşadığı coğrafyanın bugünkü Kırşehir ve Aksaray'ın yakınındaki Ortaköy ilçesi olduğunu belirtti.

Yunus Emre'nin öldüğü yer, türbesi ve makamları konusunda çeşitli ihtilaflar bulunduğunu anlatan Tavukçu, "Fakat, doğduğu, yaşadığı, eğitiminin büyük bir kısmını aldığı yer bu coğrafyadır. Yunus Emre, 100 bilim insanının burada buluşmasıyla doğduğu coğrafyaya yeniden dönmüştür diyebiliriz." dedi.

Yunus Emre'nin bilinmeyen şiirlerine ilişkin Türkiye ve Almanya başta olmak üzere, bazı ülkelerde yaptığı araştırmalarda 1485'ten 1700'lü yıllara kadar olan döneme ait eserleri incelediğini belirten Tavukçu, bu döneme ait mecmualarda Yunus Emre'ye ait bilinmeyen şiirler bulduklarını aktardı.

Tavukçu, tespit ettikleri şiirlerin, Yunus Emre'ye ait olduğu bilinen diğer şiirlerle dil ve üslup yönünden karşılaştırıldığını, bilim çevrelerince bu şiirlerin Yunus Emre'ye ait olduğu konusunda mutabık kalındığını bildirdi.

Yunus Emre'nin henüz bilinmeyen başka şiirlerinin de olabileceğini kaydeden Tavukçu, "Yunus Emre'nin şiirlerinden bugüne kadar yayımlanmamış, kitaplara girmemiş olanlar var. Bunlar, genellikle kütüphane köşelerinde kalmış yazma mecmualarda bulunuyor. Bunlardan 15'ini tespit ettik ve sempozyumda sunduk. Bunlardan üç tanesi 1485 tarihli bir yazmada tespit edilmiş, yani 15. yüzyıla ait çok kıymetli metinler. Böylece Yunus Emre külliyatına bir katkı sağlamaya çalıştık." diye konuştu.

Şiirlerinin içindeki bazı ifadelerin Yunus Emre'nin ümmiliğine de cevap verebilecek nitelikte olduğuna işaret eden Tavukçu, şöyle devam etti:

"Onun tartışılan bir ümmiliği meselesi vardır. Yani okuma yazması olmayan, okumamış manasına. Bu hep tartışılır. Yunus, kendisinin ümmi olduğunu söyler. Fakat, aslında ümmiliğin başka bir manaya gelebileceğini, doğrudan Allah'a ve peygambere bağlılık şeklinde anlaşılabileceğini, Yunus bu metinlerde ifade ediyor. Burada sunduğum tebliğdeki şiirlerde bu hususa dair yeni yorumlara imkan verecek bir ifade var."

Tavukçu, yayınlanmamış şiirlerin çoğunda, tıpkı diğerlerinde olduğu gibi, "ilahi aşk"ın işlendiğine vurgu yaparak, "Yayınlanmamış şiirlerinin çoğunun içeriği hep aşkla ilgili. Yunus Emre kendisinin aşk dinine bağlı olduğunu, imamı ve mürşidinin aşk olduğunu ifade ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Yunus Emre'nin dışında "Yunus mektebinden" yetişmiş ve kendilerine "Yunus" adını veren başka şairlerin de bulunduğuna değinen Tavukçu, Yunus Emre'ye ait olduğu rivayet edilen bazı şiirlerin aslında bu kişilerin olabileceğini, "sordum sarı çiçeğe" diye başlayan ilahideki ifadelerinden bu bağlamda değerlendirilebileceğini vurguladı.

Yunus Emre'nin başlı başına bir okul olarak değerlendirilebileceğini anlatan Tavukçu, şunları söyledi:

"Yunus, başlı başına bir mektep. Böyle olduğu için onun devamında bir sürü başka şairler geliyor. Yunus Emre'ye duydukları muhabbetten, onun fikri ve edebi etkisinden kendileri de Yunus ismini alabiliyorlar. Bugün Yunus şiiri diye okuduğumuz şiirlerin tamamı muhtemelen Yunus Emre'ye ait değildir. Çünkü, üsluplarının tamamen farklı olduğunu görüyoruz. Bu tür sempozyumlarla aslında gerçek Yunus şiirlerini bir kuyumcu hassasiyetiyle araştırılıp ortaya konmaya faydası olacaktır."

Tavukçu, Yunus Emre'nin bilinmeyen 3 şiirinden şu örnekleri verdi:

"Evvelini kimse bilmez y[ara]dan Hû var iden Hû

Hikmetine akıl irmez var iden [Hû] yaradan Hû

Hazret-i Mûsâ Turunda münâcât itdi yerinde

Habibi kendi görende yaradan Hû var iden Hû

……

Gerçek âşıklara salâ dinildi

Bir nidâ dir “öldi, duyanlar gelsün”

İmâmım sorarsan Hazret-i Sultân

Cem’iyyet cem oldı uyanlar gelsün

…….

Yarın ol mahşer yerine bu halkı cem eyleyeler

Cem eyleyüp bir araya bir bir su’âl eyleyeler

Kimisi cevâbın vire kimisi gark ola dere [tere]

Çagrışalar peygambere zâr u efgân eyleyeler"

Genel - 12:15 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

EN ÇOK OKUNANLAR

  • 01
    ÇUMRA’DAN KONYA’YA KÜLTÜR GEZİSİ
    Çumra Belediyesi’nin 2014 yılında başlattığı “40 Kardeş Eğitim ve Kültür Gezileri” devam ediyor. Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Çumra Belediye Başkanı Dr.Mehmet Oğuz, gençlere yönelik projeleri olduğunu anlattı. Oğuz, “Bu projelerimizden biri de lise düzeyi ve 12. lifeproof iphone 7 phone cases sınıf öğrencilerini öncelikli olarak kapsayan 40 Kardeş Eğitim ve Kültür Gezileriydi. iphone 7 […]
  • 02
    Sağlık Bakan Yardımcısı Öğütken:
    KONYA (AA) – Sağlık Bakan Yardımcısı Ahmet Baha Öğütken, organ bağışının yetersiz olması nedeniyle her yıl yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Ögütken, Konya Şeker Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Torku) çalışanlarının organ bağışına vermiş olduğu katkı dolayısıyla düzenlenen ödül töreninde, Türkiye’de organ nakli çalışmalarının verimliliğini arttırmak amacıyla 2000’li yılların başlarında bakanlığın koordinasyonu ve […]
  • 03
    Konya-Antalya yolunda ulaşıma kar engeli
    İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan en kısa yol konumundaki Konya-Antalya yolunda akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sonrası ulaşım güçlükle sağlanabildi.
  • 04
    Spor Toto Süper Lig
    Spor Toto Süper Lig’in 22.
  • 05
    İlk yardım eğitimi neleri kapsar
    Kazalar, insanın önüne geçemediği doğal olaylardır. Bunlar, bazen afet, bazen doğa kaynaklı olaylardır ve bazen de insanın sebebiyet verdiği olaylar olabilmektedir. Yangın, afet, sel, deprem gibi doğa olayları karşısında insanın yapabileceği en önemli şey, öncesinden tedbir almaktır, bu tip olaylar öncesinden haber alınabilecek durumlar olmadığı için öncesinde önlem almak bir anlamda daha az kayıp ile […]