21° Açık
  • EURO 4.34
  • DOLAR 3.66

Akpınar “Ne hak yiyeceğiz, ne de hakkımız olandan vazgeçeceğiz”

Serhat Akpınar, Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkan Yardımcılığı görevinin birincil safhasında, 26 Ekim’de gerçekleşecek ‘Birlik Zirvesi’ öncesinde bazı talimatlar yaptı.
Güncel - 11 Ekim 2017 21:02 A A

Serhat Akpınar, Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkan Yardımcılığı görevinin birincil safhasında, 26 Ekim’de gerçekleşecek ‘Birlik Zirvesi’ öncesinde bazı talimatlar yaptı. Girne Amerikan Üniversitesi’nde bir araya gelecek birlik delegasyonunun bu yıl ancak programlarının başlıca teması “bir adım ileri” olurken, milletlerarası gündeme manâlı katkılar sağlayacağı değerlendirilen zirvenin, ön vizyonu da yine Başkan Yardımcısı Serhat Akpınar tarafından kaleme alınan sunumlar ile yapılıyor. Bu sunumların en sinyâl tarafını da “Kıbrıs Sorunu” ilgili paragraflar oluşturuyor.
“Nihai olarak, Haklarımıza Sahip Çıkma” söylemini kriterize eden paragraflar şu başlıklardan oluştu;

“Tarih dersi devretmek amacı gütmüyorum”

Akpınar, “Kuşkusuz böyle bir makalenin amacı, ülkede ve uluslararası camiada, özellikle konunun uzmanlarına ya da tarihe merakı olan kişilere tarih dersi vermek değil. Hiç kimseye ders vermek değil. Amacım sadece, “tanıdık lakin zamanla unutturulmaya çalışılan gerçekler” üzerinden bambaşka bir perspektif meydana getirmek ve bunun üzerinden meselelerin düşünülmesi önererek, konuyu sizler ile paylaşmaktır” 

“Kıbrıs Adası, tarihin hiç bir döneminde Rum mülkiyeti ve yönetimi aşağıda olmadı”

“Kıbrıs Adası gerçekten, 1571-1878 yılları aralarında ‘Osmanlı Devleti Toprağı’ olarak, İngilizlerin 1878 yılında Ada’yı kiralamalarından sonra ise, gerçekten ‘Birleşmiş Krallık Toprakları’ olarak, bu hükümdarlıklarda varlığını sürdürmüştür. 1960 yılında ise iddiaya göre kendi istekleri ile Birleşik Krallık’tan bağımsız kalınmıştır. Üç asrı aşkın ‘Osmanlı Toprağı’, yarım asır civarında ise ‘İngiliz Toprağı’ olmuştur.
Osmanlı Devleti Dönemi’nde tapu, başta Kıbrıs’ta verilmiş ve Kıbrıs Adası’nın toprakları, farklı alanlara yönlendirilmiş vakıflara vakfedilmiştir. Farklı inançlara sahip, ada halkının toprakları ise korunmuş ve mülkiyet kullanımı azınlıklara da meşhur bir hak olmuştur.
sonuç olarak Kıbrıs Adası, tarihinin hiçbir döneminde Rumların yönetiminde veya Rumların mülkiyeti altında olmamıştır”

“Misak-ı Ulusal sınırları içinde olmamız aleyhimize kullanıldı”

“1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardındaki Ada’daki Türkler, Misak-ı Milli sınırları içerisine, yani anavatanlarına göç etmeye başlamış, nüfus dengesi çabuk bozulmuştur. Kıbrıs Adası’nda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği ise İngilizler tarafından kapatılırken, Türkler’in seyahatine de engeller getirilmiştir. Mağlup Yunan Ordusu’nun İzmir’den denize dökülmesi sonrasında da, Anadolu işgali esnasında devr alacağı sözü bahşedilen Kıbrıs Adası’nı da, İngilizler’den istemiştir. Fakat İngilizler laf ve anlaşmaları yok saymışlardır. Bunun yerine, 70 bin civarında Yunanlı göçmenin Ada’ya gelip yerleşmesine yol açılmıştır. Böylelikle Kıbrıs Adası’ndaki nüfus dengesi iyice değiştirilmiş, Rumların nüfusu Türklere kadar artmıştır. Bu dönem büyük bir kısım vakıf ve devlet malının ‘bu göçmen nüfusa’ verildiği zaman dilimidir.
1950’lerde ise, İngilizlerden Ada’yı geri almak için kurulan EOKA Terör Örgütü ve ardından, İngilizlerin EOKA’ya karşısında kolluk kuvveti olarak ta; Türkleri kullanması ve TMT’nin (Türk Mukavemet Teşkilatı) kurulması gibi gelişmeler yaşanmıştır.
Bu tarihlerde birçok farklı gelişmeler daha yaşansa da, özetle geçtiğim bilgiler ve tarihler sonrasına eşit gelen 1960 yılında, aslında yalnızca 3 sene yaşamış ve Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur.
1964-74 yılları arasındaki dönemde ise Türkler, kendi ülkelerinde hapis hayatına hükümlü edilmişlerdir”

“11 sene zulme sırtını dönen dünya”

“Kıbrıs Adası’nın Yunanistan’a ilk elden bağlanması amacını güden faşist Yunan Cuntası’nın devreye girmesi ile Nikos Sampson liderliğinde başlatılan ‘15 Temmuz 1974 Darbesi’ girişimi, aynı haftanın sonunda gerçekleştirilen ve sadece Türkleri değil Rumları da kurtaran şanlı Uzlaşma Harekatı ile önlenmiştir. 11 yıl boyunca yaşananların yakın tanığı olup, sessizliğini koruyan dünya, Yunan darbesine de sessiz kalınca, Türkiye garantörlük hakkını kullanmıştır”

“Düşünün ve sorgulayın”

“Tarihinde hiçbir süre, Rum Yönetimi’nde olmayan Kıbrıs Adası’nın toprak bütünlüğü, 1960 öncesi ve 1960-63 yılları arasında, nasıl olur da yüzde 70 oranında Rumların olmuştur? Halen nasıl olur da, bu alışılmadık yüzdelik iddiası ile Güzelyurt ilk önce elde etmek üzere, bitmez bir talep ile Girne hatta Karpaz’ı zeka istemektedirler? Biz, nerede, ne kusur yapıyoruz?
Adalet olmayanı, haklarıymış gibi, uluslararası hukuk zemini oluşturarak(!) kurulan bütün münazara masalarında isteyen Rumlar, masaya da yön vermeye çalışırlarken, tekrar tekrar sormalıyız: Biz, nerede kusur yapıyoruz? Düşünün ve sorgulayın”

“Adalet, tek bir şekilde yerini bulur”

“Bütün bu tarihi gerçekler önünde, sanırım bundan böyle argümanlarımızı, bizden istenilen gibi yok, hakkımız olduğu şekli ile düzenlemeliyiz. Huysuz halde, masada olmamızın anlamı nedir?

Kıbrıs Adası’nın toprak bütünlüğü nasıl? Ve aniden el değiştirdi?

Bizler artık sormalıyız. Sorarak, 50 yıldır süren, bugüne değin gelmiş ve konuşulmadık yanı kalmamış görüşmeler sürecine, yeni yönü bizler vermeliyiz. Ne adalet yiyeceğiz, ne de hakkımız olandan vazgeçeceğiz. Hak, ama böyle yerini bulabilecektir” diyerek sözlerini tamamladı.
 

Güncel - 21:02 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

EN ÇOK OKUNANLAR

  • 01
    ÇUMRA İLÇE JANDARMANIN TİTİZLİĞİ İLE KISA SÜREDE ZANLILAR YAKALANDI
    Konya’nın Çumra ilçesinde yanmış otomobilde erkek cesedi bulunmasıyla ilgili 2 kişi tutuklandı. Konya’nın Çumra ilçesinde yanmış otomobilde erkek cesedi bulunmasıyla ilgili 2 kişi tutuklandı. Alibeyhüyüğü Mahallesi’nde yanmış otomobilde ceset bulunmasıyla ilgili soruşturma başlatan jandarma ekipleri, aracın Nebahat Ulukavak’a ait olduğunu belirledi. Cesedin ise kadının, bir gündür kendisinden haber alınamayan oğlu Emre Ulukavak’a (27) ait olduğu […]
  • 02
    Sağlık Bakan Yardımcısı Öğütken:
    KONYA (AA) – Sağlık Bakan Yardımcısı Ahmet Baha Öğütken, organ bağışının yetersiz olması nedeniyle her yıl yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Ögütken, Konya Şeker Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Torku) çalışanlarının organ bağışına vermiş olduğu katkı dolayısıyla düzenlenen ödül töreninde, Türkiye’de organ nakli çalışmalarının verimliliğini arttırmak amacıyla 2000’li yılların başlarında bakanlığın koordinasyonu ve […]
  • 03
    Konya-Antalya yolunda ulaşıma kar engeli
    İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan en kısa yol konumundaki Konya-Antalya yolunda akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sonrası ulaşım güçlükle sağlanabildi.
  • 04
    Otomobil çalıp parkta çekirdek yerken yakalanan şüpheliler tutuklandı
    Durum, 22 Mayıs Pazar günü saat 21.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Aziziye Mahallesi Mevlana Müzesi karşı meydana geldi.
  • 05
    Spor Toto Süper Lig
    Spor Toto Süper Lig’in 22.