-2° Sisli
  • EURO 4.58
  • DOLAR 3.88

BEYŞEHİR GÖLÜ ÖNEMLİ DOĞA ALANINDAKİ BALIK TÜRLERİNİN NESLİ TEHLİKEDE

Konya Haber - 6 Aralık 2017 08:43 A A

Uzmanlar, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan aynı zamanda Önemli Doğa Alanı (ÖDA) olarak da belirlenen Beyşehir Gölü ve Toplama Havzası’nda yaşam süren 12 balık türünden 7’sinin neslinin tehlike altında, 2’sinin neslinin tehlike altına girmeye yakın ve 2’sinin de her an kaybedilmesi muhtemel hassas durumda türler olduğu uyarısında bulundu.

Doğa Derneği Önemli Doğa Alanları İzleme Sorumlusu Burçin Feran, 2006 yılında Türkiye’de yapılan çalışmayla 305 önemli doğa alanının belirlendiğini, bu önemli doğa alanları arasında Beyşehir Gölü’nün de yer aldığını belirterek, “Beyşehir Gölü ve Su Toplama Havzası’nın benzersiz bir coğrafya olarak önemli doğa alanı olmasını sağlayan 12 yerli balık türünden.

 

Günümüzde 7’sinin neslinin tehlike altında bulunduğunu, 2’sinin neslinin tehlike altına girmeye yakın ve yine 2’sinin de her an kaybedilmesi muhtemel hassas durumda tür var. 1’i için yeterli veri bulunmadığını, bu türler dışında dünya üzerinde sadece Beyşehir Gölü’nde yaşayan Göğce balığının ise neslinin uzmanlara göre tamamen tükendiğinin belirtilerek, “Kızılkanat olarak bilinen tür, eski balıkçıların avını yaptığı ve dünyada sadece Beyşehir Gölü’nde yaşayan bir tür. Ancak, şimdi diğer türler gibi nesli tehlike altında olduğu için yakalanamıyor. Şimdilerde, Sarıöz, Soğuksu ve Üstünler çaylarında az da olsa rastlıyoruz. Beyşehir Sirazı, eski balıkçıların avladığı türlerden ama şimdi nesli tükenmek üzere olduğu için balıkçılardan da duyduğumuz bu, çok az çıkıyor” ifadelerini kullandı.

“Bunların yok oluşu, biyoçeşitliliğin yol olması aslında kültürün de elden gidişi anlamını taşıyor”

Önemli Doğa Alanı olarak belirlenen Beyşehir Gölü Havzası’ndaki türlerin neslini tükenme noktasına getiren sorunlara da değinen Feran, Beyşehir Gölü su seviyesinin düşmesiyle birlikte göl tabanında güneş gören yerlerin arttığını, bunun da otluk ve sazlık alanlarda artış yaşanmasına neden olduğunu belirtti. Nesli tehlike altındaki balıkların gölde yaşam alanlarına sıkışmış durumda olduğunu ve özellikle göle sonradan aşılanan türlerden sudak balığının etçil olmasından dolayı yerli balık faunasının yok olmasına sebep olduğunu da vurgulayan Feran, nesli tehlike altındaki türlerin korunması gerektiğini de vurgularken, Doğa Derneği olarak yürüttükleri proje çalışmasıyla ilgili ise şu bilgileri verdi: “Sudaktan kaçan türler artık göle ulaşan akarsularda yaşam mücadelesi veriyor. Bu küçük pınarlarda yer alan nesli tehlike altındaki balıkları da bulundukları bölgelerde korumamız gerekiyor. Beyşehir Gölü’nde sudak önemli bir ticari balık türü halini aldı. Bu nedenle balıkçıların vazgeçemeyeceği bir av türü. Ancak, en azından otçul olan diğer küçük türleri de sıkıştıkları yaşam alanında korumamız gerekiyor. Diğer yandan, tarımsal sulama için suya yapılan müdahaleler, habitatların yok olması, balıkların yaşam alanlarından, havuzlardan ve pınarlardan suların çekilmesi, yaşam alanındaki büyük kayıplar ile diğer tehditler, nesli tehlike altında olan türlerin tamamen yok olmasına yol açabilecek riskler taşıyor. Doğa Derneği olarak, biz bir yıldır sahada bu nesli tehlike altındaki türlerin korunması için çalışmalar yapıyoruz. Dernek olarak, yürüttüğümüz Beyşehir Gölü Havzası’ndaki nesli tehlike altındaki balık türlerini koruma Projesi, Beyşehir Gölü ve bu gölün toplama havzasında bulunan önemli balık türlerine dikkat çekiyoruz. Alanda bulunan balık türleri, Dünya Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Liste Ölçütlerine göre 7’si tehlikede (EN), 2’si hassas (VU), 2’si tehlike altına girmeye yakın (NT) ve 1’i için yeterli veri yok (DD) olarak sınıflandırılıyor.İlgili paydaşlarla ve kamu kurumlarıyla bu koruma planını paylaştık ve paylaşmaya devam ediyoruz. Bunun bilimsel altyapısını oluştururken, üniversitelere ve enstitülere de ziyaretlerimiz oldu. Onlardan da veriler topladık. Ama sadece bununla yetinmedik, balıkların yaşadığı yaşam alanlarına en yakın köyler, gölde balıkçılık yapan insanları da dinledik. Çünkü gölde balıkçılık yapan insanlar aslında nesli tehlike altındaki balıklarımızı en iyi tanıyanlar onlar. Onlara gölün ve balıkların eski halini, şimdiki durumunu, niye yok olmaya yüz tuttuklarını sorduk. Bunların yok oluşu, biyoçeşitliliğin yol olması aslında kültürün de elden gidişi anlamını taşıyor” dedi.

 

Konya Haber - 08:43 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

EN ÇOK OKUNANLAR

  • 01
    Otomobil çalıp parkta çekirdek yerken yakalanan şüpheliler tutuklandı
    Durum, 22 Mayıs Pazar günü saat 21.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Aziziye Mahallesi Mevlana Müzesi karşı meydana geldi.
  • 02
    ÇUMRA İLÇE JANDARMANIN TİTİZLİĞİ İLE KISA SÜREDE ZANLILAR YAKALANDI
    Konya’nın Çumra ilçesinde yanmış otomobilde erkek cesedi bulunmasıyla ilgili 2 kişi tutuklandı. Konya’nın Çumra ilçesinde yanmış otomobilde erkek cesedi bulunmasıyla ilgili 2 kişi tutuklandı. Alibeyhüyüğü Mahallesi’nde yanmış otomobilde ceset bulunmasıyla ilgili soruşturma başlatan jandarma ekipleri, aracın Nebahat Ulukavak’a ait olduğunu belirledi. Cesedin ise kadının, bir gündür kendisinden haber alınamayan oğlu Emre Ulukavak’a (27) ait olduğu […]
  • 03
    Sağlık Bakan Yardımcısı Öğütken:
    KONYA (AA) – Sağlık Bakan Yardımcısı Ahmet Baha Öğütken, organ bağışının yetersiz olması nedeniyle her yıl yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Ögütken, Konya Şeker Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Torku) çalışanlarının organ bağışına vermiş olduğu katkı dolayısıyla düzenlenen ödül töreninde, Türkiye’de organ nakli çalışmalarının verimliliğini arttırmak amacıyla 2000’li yılların başlarında bakanlığın koordinasyonu ve […]
  • 04
    Konya-Antalya yolunda ulaşıma kar engeli
    İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan en kısa yol konumundaki Konya-Antalya yolunda akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sonrası ulaşım güçlükle sağlanabildi.
  • 05
    Spor Toto Süper Lig
    Spor Toto Süper Lig’in 22.