Parçalı bulutlu
  • EURO 4.54
  • DOLAR 3.87

Mersin’deki darbe girişimi davası

Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Faruk Güngör tarafından hazırlanan 462 sayfalık iddianame zarfında etken karşısına çıkan sanıklardan geçen duruşmada savunma yapamayan 5 sanık, Mersin 7.
Güncel - 10 Ekim 2017 23:52 A A

Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Faruk Güngör tarafından hazırlanan 462 sayfalık iddianame zarfında etken karşısına çıkan sanıklardan geçen duruşmada savunma yapamayan 5 sanık, Mersin 7. Ağır Suç Oluşturan Mahkemesindeki ilk oturumda savunma verdi. Duruşmaya, davalı yakınları ile avukatlar katıldı.
FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in bir numaralı sanık olduğu, sanıkların 4’er kere ağırlaştırılmış müebbet ve 78’er sene hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın bugünkü oturumunda birincil savunmayı, darbe girişimi gecesinde Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanlığı’na giden eski 3. sınıf emniyet müdürü Hasan Basri Dağdelen yaptı. Örgütün emniyet yapılanmasının koordinatörü olduğu ve üç bambaşka hattan ByLock kullandığı suçlamalarıyla yargılanan Dağdelen, iddianame zarfında kendisiyle ilgili 7 klasör evrak olduğunu belirterek, bunların kendisine ulaştırılmasını talep etti. Hakkındaki iddialarla ilgili suçlamaları gözaltı sürecinde işkenceye maruz kalması ve ailesiyle tehdit edilmesi nedeniyle kabul ettiğini öne süren Dağdelen, Sulh Ceza Hakimliğinde verdiği ifadesinin de bambaşka olduğunu, söylediği bir takım cümlelerin cımbızla çekilerek iddianamede yer aldığını, bu nedenle bu ifadesini kabul etmediğini söyledi.

15 Temmuz gecesi, evine gelen bir kuryenin, askeri birliklere ve üstteki seviye komutanlıklara suikast yapılacağı bilgisi bulunduğunu, bu nedenle Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanlığından çağrıldığını söylemesi üstüne birliğe gittiğini anlatan Dağdelen, kendisi gittiğinde Tuğamiral Demirhan’ın önünde iki doküman görerek okuduğunu dile getirdi. Bu evrakta, Demirhan’ın ‘sıkıyönetim komutanı’ olarak atandığını okuduğunu aktaran Dağdelen, sonradan Demirhan’ın kendisinden telsizini istediğini, arabadan getirilen telsizle de Akdeniz Alan ve Garnizon Komutanı olduğunu söylerken telsizin mandallandığını açıklama etti. Kendisinin televizyonda iddiaya göre sıkıyönetim bildirisi okununca şüphelendiğini bildiren Dağdelen, Güvenlik Müdür Vekili Yakup Artist’ya telefonla ulaşmaya çalıştığını ama ulaşamadığını, bahis edildiği gibi kimseye ‘Sizi gözaltına alacağım’ demediğini iddia etti. Gece saatlerinde nizamiye kapısına polisler gelince komutandan kendisini birlikten çıkarmasını istediğini, bir bota bindiğini ancak, görevli asker götürmeyince rıhtıma bıraktığını anlatan Dağdelen, liman içerisinde çıkış yolu aradığını, üzerine işçilerin giydiği fosforlu bir giysi giydiğini, sabahtan namazını kılarken de polisler tarafından gözaltına alındığını dile getirdi.

Dağdelen, FETÖ terör örgütü üyesi olmadığını, örgütle hiçbir irtibatının olmadığını, örgüt yöneticiliği ve hakkındaki öteki suçlamaları kabul etmediğini belirterek tahliyesini istedi.

“Komutan, ‘Ben sıkıyönetim komutanıyım’ dedi”

Sanıklardan Mehmet Belli Ceylan ise Mart 2016’da askerlik mesleğinden binbaşı olarak emekli olduğunu söyledi. 15 Temmuz akşamı Mersin’in bir yaylasında yemek yemek yerken telefonla Birliğe çağrıldığını aktaran Ceylan, Birliğe gece yarısı 00.10’da gittiğini, kendisinden önce bir görüşme yapıldığını, komutanın odasında bir MP 5 silahla komutanın şoförünün de durduğunu belirterek, “Odada olağanüstü bir koşul ve huzursuzluk vardı. Bizi sabotaj diye çağırdılar, kırmızı alarm dediler. Odaya girdiğimde darbe girişimi olduğunu bilmiyordum. Demirhan ve Dağdelen aralıksız fısıldaşarak konuşuyorlardı. O sırada Demirhan, onu görevden aldım, bunu atıyorum dediğini duydum. Komutanının Sahil Emniyet Komutanını görevden aldım, dediğini duydum. ‘Sıkıyönetim komutanı olarak size tebliğde ve görevlendirmede bulunacağım’ dedi. ‘Ben sıkıyönetim komutanıyım’ dedi ama hengâme ortamında önündeki bildiriyi okuyamadı. Kurmay Başkanı Tayfun Ergi, ‘Üstteki makamlardan onaylama etmediğimiz bir konuyla ilgili izah etme yapmanız bizi sıkıntıya sokar’ deyince Komutan, ‘Ben sıkıyönetim komutanıyım. Emrimi dinlemeyen çıksın gitsin’ dedi. Bu sözleri net olarak duydum. Darbe olduğunu anladım, odadan birincil ben çıktım. Benden sonradan da çıkanlar olduğunu gördüm” dedi.
Ses kayıtlarında bulunan “Bugün darbe yaptık lan” ifadesini o gece kullandığını kabul eden, oysa bunu bir şaşkınlık ifadesi olarak, adamakıllı ironi ve dalga geçerek söylediğini bahis eden Ceylan, “Benim örgütle hiçbir alakam yok. Darbe yapanlarla hayatımın hiçbir döneminde kesinlikle irtibatlı olmadım. Darbeye kalkışan ekibi etkisiz ülkü getiren ekibin içinde yer aldım. Tanık olduğum bir davada sanık olmaktan utanıyorum. Yurt dışı yasağının kaldırılmasını ve beraatımı istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Biz emre uymadığımız için Mersin’de darbe girişimi uygulanamamıştır”

Darbe girişimi gecesinde Kurmay Başkanı olan Tayfun Ergi de o gece yemek yemek yediği sırada Demirhan’ın saat 09.00’da telefonla kendisini aradığını ve ‘Makama git, askeri hattın başına geç, birlik toplanma emrini ver’ diye dikte verdiğini söyledi. Bunun üstüne Birliğe gittiğini anlatan Ergi, darbe girişi olduğunu televizyondan öğrendiğini belirterek, “Genelkurmay Haber Merkezinden saat 22.30 sıralarında güya sıkıyönetim ilanı ve görevlendirmelere ilişkin mesaj geldi. Mesajı okudum. Televizyondaki yorumlar ve görüntülerden de olayın darbe girişimi olduğunu anladım. Birlik toplanma emrini darbe girişimi için vermedim, terör saldırısı olduğunu düşündüğüm için verdim. Mesajın içeriği garipti ve onaylamadığım için gelen birlik komutanlarına laf etmedim, kimseye okumadım. Sadece kıdem olarak benden de tepede olan Sahil Güvenlik Komutanı Fatih Erhan’a gösterdim. O da okudu. Demirhan, saat 23.00 gibi Birliğe geldi ve hemencecik ‘Mesaj geldi mi’ diye sordu. Komutan mesajı eline alıp ‘Ben sıkıyönetim komutanıyım’ dedi. Demirhan mesajı aldı ve kimseye sormadan, danışmadan hemen uygulamaya başladı. Kurmay Başkanı olarak kendisine itirazımı yaptım. Bize bağırmaya başladı. Komutan ihanet ettiği vakit yapılacak iki şey, illegal emre itaat etmemek ve üstteki makamı aramaktır. Ben ikisini de yaptım. Ben ve odada bulunan komutanların birçoğu bu emre uymadığımız için Mersin’de darbe girişimi uygulanamamıştır” şeklinde konuştu.

“Dağdelen, ‘Ben malum havuzdanım, size yardıma geldim’ dedi”

Ergi, eski güvenlik müdürü Dağdelen ile ilgili olarak da şu iddialarda bulundu: “Hasan Basri Dağdelen gelince komutan, ‘kimsin’ diye sordu. O da ‘Ankara’dan mail geldi, size yardıma geldim. Ben umulan havuzdanım’ dedi ve kimliğe aynı bir şey gösterdi. Telsizi Demirhan’a vererek, tüm polislere anons geçmesini istedi. Amiral de telsizi aldı, anons geçerken mandallandı. Demirhan, ‘112’ye asker gönderin, kapılara asker gönderin’ diye emirler vermeye başladı. Ben o sırada ‘Ne yapıyorsunuz, polisle mi çatışacaksınız’ dedim, komutan da ‘Gerekirse çatışırız’ dedi. Ben bir gerekçe uydurup odadan çıktım. Güney Deniz Saha Komutanı’nı aradım, elbette Demirhan’ın emirlerine uymamamızı istedi. Ben de zaten uymadığımı söyledim.”
Demirhan’ın sabahleyin gözaltına alınma sürecini de anlatan Ergi, olayın başından itibaren darbe girişimine katılmadığını, dava nedeniyle 21 Ağustos’ta görevinden açığa alındığını, örgütle hiçbir bağlantısının olmadığını söyleyerek, beraatını istedi.

Meslekten ihraç edilen polis İrfan Tellioğlu ile Koray Gün de haklarındaki suçlamaların hiçbirini kabul etmeyerek, tutukluluk hallerinin sona erdirilmesini ve terhis edilmelerini istediler.
Duruşmanın ikinci oturumuna sabahtan devam edilecek.
 

Güncel - 23:52 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

EN ÇOK OKUNANLAR

  • 01
    ÇUMRA İLÇE JANDARMANIN TİTİZLİĞİ İLE KISA SÜREDE ZANLILAR YAKALANDI
    Konya’nın Çumra ilçesinde yanmış otomobilde erkek cesedi bulunmasıyla ilgili 2 kişi tutuklandı. Konya’nın Çumra ilçesinde yanmış otomobilde erkek cesedi bulunmasıyla ilgili 2 kişi tutuklandı. Alibeyhüyüğü Mahallesi’nde yanmış otomobilde ceset bulunmasıyla ilgili soruşturma başlatan jandarma ekipleri, aracın Nebahat Ulukavak’a ait olduğunu belirledi. Cesedin ise kadının, bir gündür kendisinden haber alınamayan oğlu Emre Ulukavak’a (27) ait olduğu […]
  • 02
    Sağlık Bakan Yardımcısı Öğütken:
    KONYA (AA) – Sağlık Bakan Yardımcısı Ahmet Baha Öğütken, organ bağışının yetersiz olması nedeniyle her yıl yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Ögütken, Konya Şeker Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Torku) çalışanlarının organ bağışına vermiş olduğu katkı dolayısıyla düzenlenen ödül töreninde, Türkiye’de organ nakli çalışmalarının verimliliğini arttırmak amacıyla 2000’li yılların başlarında bakanlığın koordinasyonu ve […]
  • 03
    Konya-Antalya yolunda ulaşıma kar engeli
    İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan en kısa yol konumundaki Konya-Antalya yolunda akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sonrası ulaşım güçlükle sağlanabildi.
  • 04
    Spor Toto Süper Lig
    Spor Toto Süper Lig’in 22.
  • 05
    Otomobil çalıp parkta çekirdek yerken yakalanan şüpheliler tutuklandı
    Durum, 22 Mayıs Pazar günü saat 21.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Aziziye Mahallesi Mevlana Müzesi karşı meydana geldi.